SICAK GELİŞME

SICAK GELİŞME

Pars PlusDünyaSavunma sanayii Türkiye ekonomisinde daha güçlü rol üstleniyor

Savunma sanayii Türkiye ekonomisinde daha güçlü rol üstleniyor

Türkiye’nin savunma sanayii son yıllarda yalnızca güvenlik politikalarının değil, ekonominin de önemli başlıklarından biri haline geldi. İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, sektörün üretim kapasitesini, ihracat hedeflerini ve yüksek teknolojiye dayalı dönüşümünü yeniden gündeme taşıdı.

Fuarda öne çıkan başlıklardan biri, Türkiye’nin kıtalararası balistik füze olarak tanıttığı Yıldırımhan oldu. Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge birimi tarafından geliştirildiği belirtilen füzenin menzilinin 6 bin kilometreye ulaştığı açıklandı. Sistemin saha testlerinin yıl içinde yapılmasının planlandığı aktarıldı.

SAHA 2026’da yalnızca yeni platformlar değil, savunma sanayiinin ekonomik etkisi de dikkat çekti. Fuara 1700’ün üzerinde firma katılırken, 75 ülkeden 105 ticari heyetin yer aldığı organizasyonda yaklaşık 8 milyar dolarlık ticarete imza atıldığı açıklandı.

Sektördeki büyüme, ihracat rakamlarına da yansıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre savunma sanayii ihracatı 2025 sonunda ilk kez 10 milyar doları aşarken, Türkiye en fazla savunma ihracatı yapan ülkeler arasında 11’inci sıraya yükseldi. Sektörde 4 binin üzerinde şirketin faaliyet gösterdiği belirtiliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savunma sanayiini sanayide dönüşümün motoru olarak gördüklerini belirtti. Şimşek, geçen yıl savunma sanayiinde 10 milyar dolarlık ihracat yapıldığını, siparişlerin ise 18 milyar dolar seviyesine ulaştığını ifade etti.

Savunma sanayiindeki yerlileşme, yalnızca nihai ürünlerde değil, kritik alt sistemlerde de kendini gösteriyor. Mühimmat üretim hatları, iniş sistemleri, radar, haberleşme, komuta kontrol altyapıları ve elektronik harp teknolojileri, Türkiye’nin savunma ekosisteminde daha fazla yerli kabiliyet geliştirdiği alanlar arasında öne çıkıyor.

Uzmanlara göre sektör, Türkiye’nin mühendislik kapasitesini, Ar-Ge yetkinliğini ve yüksek teknoloji üretimini destekleyen stratejik bir itici güç haline geldi. Ancak uzun menzilli balistik sistemler, gelişmiş hava savunma kabiliyetleri ve yeni nesil savaş uçakları gibi alanlarda hâlâ tamamlanması gereken önemli başlıklar bulunuyor.

Savunma sanayiinin ulaştığı ölçek, Türkiye için hem ihracat gelirleri hem de dışa bağımlılığı azaltma hedefi açısından kritik önem taşıyor. Yeni projeler, uluslararası anlaşmalar ve artan sipariş hacmi, sektörün önümüzdeki dönemde ekonomi içindeki payını daha da artırabileceğini gösteriyor.

Kaynak: DW Türkçe